27261

Ana Sayfa

Malawi.Akvaryum.Com Adresine Hoşgeldiniz!... Bu siteyi hazırlamaktaki temel amacım, akvaristlik bilgimi, tecrübelerimi sizlerle paylaşmak, bu paylaşımlar sonucunda hobinin sağlıklı biçimde ilerlemesine olanak sağlamaktır... İkincil amacım ise Malawi Gölü'nü ve 31.000 km²'lik o devasa bünyesinde barındırdığı harika cichlidleri sizlere tanıtmaya çalışmaktır. Güncellemelerim hızla devam etmektedir. Tüm güncellemeler bittiğinde, Malawi Cichlidleri ile ilgili en geniş Türkçe kaynak olmasını amaçlamaktayım. Elimdeki mevcut dökümanlar bu amaç için şimdiden yeterlidir. Malawi.akvaryum.com, tamamen özgün bir sitedir. Hiçbir paylaşım bir başka kaynaktan kopyalanmamıştır. Yazıların tamamı kendi makalelerim ve çevirilerim, fotoğrafların ise yine büyük çoğunluğu şahsıma ait olup, diğerlerinde kaynak belirtilmiştir. • Afrika Rift Vadisi'nin efsanevi göllerinden Malawi hakkında bilmek ve görmek isteyeceğiniz herşey!... • Malawi Cichlidleri bölümünde, göldeki balıkların yaşam şekillerine, detaylarıyla yer verilecektir. Şu an sadece "Yaşama alanlarına göre Malawi Cichlidleri" sayfası eklenmiştir... • Akvaryum ortamında bu balıklara sağlıklı biçimde bakabilmek için gerekli olan bilgi ve gereksinimler "Akvaryumda Malawi Cichlidleri" bölümündedir. Şu an için sadece "Agresiflik" makalesi eklenmiştir. • Kendin Yap Sistemler bölümünde akvaryum hobisiyle ilgili hepimizin yapabileceği bazı tekniklere ve kurulumlara yer verilmektedir. • Akvaryumlarım bölümünde akvaryumlarımla ilgili tüm detaylı bilgi ve fotoğraflara ulaşabilirsiniz... • Avrupanın en büyük akvaryumu L'Aquarium'a yaptığım geziden notlar ve elbette fotoğrafları görmenizi tavsiye ederim. Kesinlikle ilginizi çekecektir... • Akvaryum dizaynı ve fotoğrafçılığı dalındaki büyük usta Takashi Amano arşivim siz değerli akvaristleri akvaryum dünyasında seyir zevki yüksek bir yolculuğa çıkaracaktır. Fotoğraf Galerisi bölümünde... Malawi.akvaryum.com sitesiyle ve içeriğiyle ilgili her türlü sorunuz için Yazara Mesaj atabilirsiniz... Lütfen tüm görüş ve eleştirilerinizi Ziyaretçi Defteri'me yazmakta tereddüt etmeyiniz... Güncellemeler devam edecektir... Akvaryum.com'un, biz üyelerine sunduğu bu güzel imkanla sizlerin huzurunda olmak, bana mutluluk ve onur vermiştir. Site yönetimine teşekkürlerimi sunarım...

6 - Kurulum

 

  Evimizde önceden belirlediğimiz, akvaryum için ayırdığımız uygun noktayı güzelce süpürüp sileriz. Çünkü akvaryum sehpamızın modeline göre değişmekle birlikte, bundan sonra uzun süre oraya süpürge sokamayabiliriz. Eğer sehpamızın tabanı açıksa temizlemek elbette ileride de kolay olacaktır.
 
  Akvaryum sehpamızı planladığımız şekilde yerleştiririz. Sehpanın duvarla arasında ne kadar boşluk olması gerektiğini önceden belirlememiz gerekir. Bunun için akvaryumun kurulu halinde alacağı görüntüyü düşünebilmeliyiz. Akvaryumdan çıkıp arkadan geçmesi gereken kabloları, dış filtre yada sump sistemi kullanıyorsak bunların borularını, şelale filtre kullanıyorsak onun konumunu ve ihtiyaç duyduğu alanı hesaba katmalıyız. Ayrıca sehpanın ayakları yere mümkün olduğu kadar geniş yüzeyle basmalıdır. Eğer ayakların uçları buna uygun yapılmadıysa, yaratıcılığımızı kullanarak bu işi görecek materyaller yaratabiliriz. İnce fakat genişçe, sağlam mobilya parçaları bu işi görebilir. Tüm ayaklara da eşit boyutlarda takozlar ekleyip dengeyi asla bozmamalıyız. Ayrıca eğer metal parçalar kullanırsak, yada demir sehpanın kendi ayakları yeterli geldiyse, zemini çizmemesi için halıfleks parçaları gibi yumuşak parçalar da kesip bu ayakların altına koyabiliriz.

  Uygun şekilde sehpayı konumlandırdıktan sonra, akvaryumumuzu yerleştirebiliriz. Fakat bu arada, sehpa yada akvaryum modellerine göre çeşitlilik gösterebilen bazı noktalar vardır. Örneğin eğer sehpamız sadece çıplak demir profil ise, kesinlikle akvaryumun altında sunta gibi bir malzeme kullanmalıyız. Bunun için en az iki cm kalınlığında, sehpanın üst boyutları kadar sunta kestirmeliyiz. Sehpanın üzerine bunu güzelce yerleştirmeli onun üzerine akvaryumu koymalıyız. Eğer mobilyalı bir sehpanız varsa buna elbette gerek yoktur. Fakat akvaryumlarında, markalı olan bazı modeller dışında, taban camının altında strafor yoktur. Akvaryumun tabanı altında strafor kullanmanın bazı faydaları vardır. Akvaryumun ağırlığının eşit dağılmasını sağlar. Taban camına binen yükü hafifletir, zaman içinde camın yorgunluğu daha az olacaktır, bu da güvenlik için önemlidir. Ayrıca strafor ısı yalıtımı sağlar. Böylece, en azından tabandan ısı kaybı yaşamazsınız. Kalınlığı iki cm. kadar olan strafor kullanmak yeterlidir. Sert straforlar da kullanılabilir.

  Sehpamızın üzerine suntayı ve straforu yerleştirdik. Bu aşamada önce akvaryumu mümkünse yıkamamız iyi olacaktır. Yıkama sırasında kesinlikle hiçbir kimyasal madde kullanmamalı, daha önce herhangi bir kimyasal maddeyle temasta bulunmuş olması muhtemel hiçbir malzemeyi de kullanmamalıyız. Bu amaç için, hav bırakmayan yeni bir toz bezi almamız en sağlıklısı olacaktır. Bu bezi güzelce yıkayıp sadece onu ıslak halde kullanarak da akvaryumumuzu güzelce temizleyebiliriz. İmalattan evimize gelene kadarki kısmı temizlemiş oluruz böylece.

   Yalıtım

  Ayrıca akvaryumu yerleştirmeden önce bazı geliştirmeler de yapabiliriz. Bunlardan biri arka fondur, bunu önceki başlıkta detaylı biçimde açıklamaya çalıştım. Bir diğeri yalıtımdır. Özellikle günümüz koşullarında, su ve enerji kullanımı konusunda mümkün olduğu kadar tutucu davranmamız gerektiğinin hepimiz farkındayız. Bunun için yapılabilecek iki basit önlem vardır. Birincisi, akvaryumun üzerinide cam veya fiberglass gibi bir materyalle kapalı tutmaktır. Bu, buharlaşma yoluyla kaybedilen suyun, ve yine aynı yolla kaybedilen ısının önüne geçilmesini sağlar. Buharlaşarak yükselen, fakat bu kapakta tekrar yoğunlaşan su, akvaryuma geri döner. İkinci önlem ise ısı yalıtımıdır. Bunu sağlamanın en pratik yolu, görüşe engel olmayan camları straforla kaplamaktır. Taban camının altına yerleştirilen strafor buradan ısı kaybını minimuma indirecektir. Bununla birlikte arka cam da dışarıdan straforla kaplanmalıdır. Eğer seyir açısı yoksa yan camlarda, en azından bir tanesi bu yolla yalıtılabilir. Ne var ki, en büyük ısı kaybı akvaryumun üst kısmında, su yüzeyi seviyesinde oluşur. Bunun için kapak kullanmak şart olduğu gibi, bu kapakta mümkünse yalıtılarak büyük tasarruf sağlanabilir.


   Filtrasyon Ve Isıtma Sistemi

  Bu müdahaleleri de yaptıktan sonra, dikkatlice, gerekiyorsa yardım alarak akvaryumumuzu straforun üzerine yerleştiririz. Bu aşamada, akvaryumun tüm tabanının strafora basmasına dikkat etmeliyiz. Ayrıca sehpanın genişliği de akvaryumdan ve strafordan kesinlikle küçük olmamalıdır. Akvaryumu dikkatli bir şekilde yerleştirip hizalarız. Akvaryumun her noktadaki ağırlığı, direk olarak strafora, oradan sehpaya, oradan da ayaklar aracılığıyla zemine iletilmelidir. Ardından filtrasyon sistemini kurarız. Bu malzemeleri akvaryuma kurmadan önce, suyla temasında sakınca olmayan her yerini bol suyla yıkamanız, yine güvenli olacaktır. Filtrasyon sistemleri çok çeşitli olduğundan burada tam bir tarif yapmam zordur. Akvaryumcudan alırken fitre sistemini nasıl kuracağınız hakkında bilgi almanızı öneririm. En iyi filtrasyon sistemi, akvaryumun bir ucundan suyu çeken, ve temizleyerek, karşı uçtan akvaryuma geri veren sistemlerdir. Dış fitreler ve sump sistemleri buna olanak sağlar. Diğer filtre tiplerinde de aslında bu amaçlanmıştır, suyu dipten çekip temizleyip, karşı köşeye doğru geri verirler. Fakat çoğu zaman, özellikle büyük tanklarda bu işi tam anlamıyla yapamazlar. Filtremizi kurarken bu prensibe göre yerleştirmeliyiz. Akvaryuma bir yerden giren temiz su, tüm akvaryumda bir akım yaratmalı, toplayabildiği atıkları diğer uca sürüklemeli, oradan da su çekiş borusuyla suyu toplayıp tekrar temizliğe göndermelidir. Böyle bir imkanınız varsa, ki olmalıdır, giriş ve çıkışları mutlaka bu kurala göre yerleştirmeliyiz. Böylece akvaryumumuzda atık birikimi azalacak, filtre bunları toplayacaktır. Bu sistem ne kadar sağlıklı işlerse o kadar yararımızadır.

  Isıtıcıyı da akvaryumun arka, yada yan camların arkaya yakın bir noktasına, vantuzları aracılığıyla sabitleyebiliriz. Bu noktada birkaç püf noktası verebilirim. Eğer ısıtıcınız, filtrenin su çeken bölümüne yakın olursa biraz daha iyi olur. Filtreye yeni ısınan su girerse bu biyolojik yapı için biraz daha uygundur. Ayrıca piyasada bulabileceğiniz neredeyse tüm ısıtıcı modelleri tamamen sualtında kullanılabilen modellerdir. Bunları en güvenli kullanma şekli, akvaryumun orta yüksekliğinin altına doğru bir seviyede hizalamak, ve cama o şekilde sabitlemektir. Böylece su değişimleri sırasında, en fazla akvaryumun 1/3 oranında suyunu değiştireceğiniz için, ısıtıcı hiçbir zaman suyun dışında kalmaz. Çünkü suyun dışında çalışmaya devam eden ısıtıcı kısa sürede patlayabilir. Bu patlama genelde ciddi tehlike oluşturmasa da, her zaman risk taşır. Ayrıca verdiği anlık şok bazı hassas balıkların ölmesine yeterli olabilir. Ayrıca elbette derhal yeni bir ısıtıcıya ihtiyacınız olacaktır. Suyun dışında kalma riski taşımayan ısıtıcı, güvenli çalışması için ilk ve en önemli adımdır. Ayrıca ısıtıcıyı sabitlemeden önce, derece ayarını da yapmalıyız. Bunun için, akvaryumda beslemeyi düşündüğümüz canlı türlerinin ihtiyaç duydukları su ısısını bilmeliyiz. Bu ısı, Malawi Cichlidleri için 23-28°C arasıdır. En güvenlisi, ısıtıcıyı 25°C'ye ayarlamak olacaktır. Şimdilik filtre ve ısıtma sistemini tankımıza yerleştirdik, ama elbette fişlerini henüz takmıyoruz. Daha işimiz var. Fakat bir sonraki aşamaya geçmeden önce, son kez sehpanın, akvaryumun konumunu, yere oturuşunu, istediğimiz hizayı alıp almadığını kontrol etmeliyiz. Çünkü artık akvaryumun içini doldurmaya başlıyoruz. Ve artık her müdahalemiz onu dahada ağır hale getirecek...


   Dekorasyon

  Malawi Gölündeki neredeyse tek dekor, büyük kayalık resiflerle, tabadaki kum ve tortu karışımıdır. Bu ortamı taklit etmek, ve balıklarımızı rahat ettirmek için kullanmamız gereken dekorasyon da, sadece bu kaya ve kum kombinasyonudur. Bu malzemeleri de kullanmadan önce mutlaka bol suyla, herhangi bir kimyasal kullanmadan yıkamalıyız. Kaynağı her neresi olursa olsun, akvaryuma girecek herşey öncelikle yıkanmalıdır.

 Akvaryumunuzu daha büyük göstermek için, yumruk büyüklüğünde değil de daha büyük kayalar kullanabilirsiniz. Çok büyük kayalar akvaryumunuz için fazla ağır olabilir. Bunları kullanmadan önce zemine, sehpaya, ve akvaryumuzun taban camına kesinlikle güveniyor olmalısınız.

  Dekorasyonu yerleştirmeye kesinlikle kayalarla başlamalısınız. Bu, balıklarınızın kum kazma aktiviteleri nedeniyle kayalarınızın ileride devrilmesini önleyecektir. Ayrıca büyük kayaları yerleştirmeden önce, bulunacakları yere ince bir strafor parçası eklemeniz çok yararlı olacaktır. Böylece taban camını güven altına alabilirsiniz. Unutmamak gerekir ki, elinizdeki kayanın gerçek ağırlığı değil, o kayanın birkaç adet kum taneciği üzerinde yapacağı baskı, camınızın çatlayıp kırılmasına neden olabilir. Eğer önce ince bir strafor parçası (1 cm yeterlidir), üzerine kaya, son olarak kayanın çevresine kum ekleyip straforu gizleyerek dekorasyonu tamamlarsanız, en güvenlisi bu olacaktır. Ayrıca malawi akvaryumunda, bu kayalar arasında mağara ve geçitler bulunmalıdır. Balıklarınız ilerde bu mağaraları sahiplenecek, ve büyük olasılıkla çiftleşmeleri de yine bu mağaralarda gerçekleşecektir. Balıklara bu alanları sağlamak için sadece kayaları, iskambil kağıtlarından kale yapar gibi üstüste kullanabilir, yada yaratıcılığınızla başka yollar bulabilirsiniz. Sıklıkla kullanılan yöntem, testi ve saksı parçaları kullanmaktır. Bu gibi malzemeleri yatık bir konumda, ağzı öne bakacak şekilde akvaryumunuza koyabilir, doğal görünümü bozmamak için de, bunların çevresini ve üzerini kayalarla kaplayarak saklayabilirsiniz. Bunları seçerken boyutlarını iyi ayarlamalısınız. Beslemeyi düşündüğünüz balıkların, damızlık boya geldiklerinde ulaşacakları maksimum büyüklüklerini biliyor olmalısınız. Ve bu boyda iki balığın, içerisine rahatlıkla girip çiftleşebilecekleri büyüklükte kaplar seçerseniz, ileride yavru almanız oldukça kolaylaşır. Çünkü o durumda bu kapları mutlaka kullanacaklardır. Akvaryumcularda bulabileceğiniz birçok malawi türü için, iç çapı en az 20 cm, ağız kısmının çapıysa en az 10 cm kadar olan testiler ve saksılar kullanmak uygun sayılır. Daha büyüğü kullanılırsa daha rahat ederler. Daha küçük seçilirse, sığabildikleri takdirde, sadece saklanma alanı olarak kullanılacaklardır. Saksıyla ilgili önemli bir ayrıntı, imal edildiği plastiğin suda uzun yıllar salınım yapmama özelliği olmalıdır. En basit deneme yöntemi, saksıyı güzelce yıkayıp, ardından bir yerini dilinize değdirmektir. Eğer dilinizde herhangi bir tat bırakıyorsa salınım yapıyor demektir. Sadece kayaları üstüste dizerek mağara ve geçitler yapıyorsanız, dikkat edilmesi gereken, bu yapının çok sağlam olması, olası herhangi birşeyin çarpması yada balıkların dibini kazması gibi etkenlerle devrilmeyecek durumda olmasıdır. Balıkları eklemeden önce riskli duran hiçbir dekor parçası bırakmamalıyız. Bir başka önemli nokta, bu kayaların hiçbirinin ağırlığını arka veya yan camlara verecek şekilde bırakılmamasıdır. Her kayanın ağırlık merkezi, direk olarak taban camına denk gelmelidir. Aksi takdirde, suyun arka cama yapacağı basınca, bu kayanın ağırlığının yapacağı basınç eklenir. Böyle bir durumda akvaryumunuzun dayanım gücü, öngörülenden daha az olacaktır. Ve sürekli risk taşır.

  Dekorasyon yerleşimi için, sayısız düzenlemeler yapılabilir. Fakat seyir estetiği ve derinlik hissi için en uygun yerleşim şekli bellidir. Bu şekle göre en büyük kayalar ve bunların arasında oluşturulacak mağaralar geçitler en arkaya, daha küçük kayalar ise onların hemen önüne konur. Kayaların yerleştirilmesi bittiğinde, yine bol suyla yıkamış olduğumuz kumu akvaryuma ekleyebiliriz. Bu kumunda, tercihen ince taneli yapısı olması, ve renginin çok parlak olmamasına dikkat edilmelidir. Balıklarınız bu şartları daha çok severler. Kumu eklemeden önce, akvaryumunuzu 10-20 cm kadar suyla doldurmanız kolaylık sağlayacaktır. Kumu akvaryumun ön bölümünde kalan boş alana yavaşça dökeriz. Ardından yığılan kumu elimizle, yumuşak hareketlerle arka bölümdeki kayaların arasına, taban camı görülmeyecek şekilde yayarız. Malawi akvaryumunda, en arka ve onun hemen önündeki yoğun kayalık alandan geriye kalan ön kısmı, kumluk alan olarak bırakırız. Bu kumu da, yine akvaryumun ön camının dibinde 1-2 cm kalınlıktan başlayarak, arkaya doğru yükselen şekilde, kayaların bulunduğu kısmın tabanında 4-5 cm kalınlığa kadar çıkarırsak, yine genel kurala uymuş, perspektif yaratarak akvaryuma derinlik kazandırmış oluruz. Fakat Malawi akvaryumunda balıklar eklendikten sonra bu kum dekorasyonu, genellikle onların tercihlerine bırakılır. İstedikleri yeri alçaltıp istedikleri yere tepe yapacaklardır.

  Gölde fazla bitkili alan bulunmamasına paralel olarak, Malawi Cichlidlerinin hemen hepsiyle su bitkileri uyum göstermezler. Balıklarınız bu bitkileri ya potansiyel yiyecek kaynağı olarak görecek, ya da diplerini kazarak sizin sabitlediğiniz yerden çıkmalarını sağlayacaklardır. Fakat bazı şartlar altında bitkilerle başarı da sağlanabilir. Bunun için ayrı bir makale yazıp ekleyeceğim.


   Akvaryumu Doldurmak

  Sonunda akvaryumumuzu kurduk. Sırada onu suyla doldurmak var. Bunun için, temiz ve kimyasal madde kalıntısı içermeyen bir hortumla, direk olarak en yakın musluğu kullanabiliriz. Bir ucunu musluğa sabitleyeceğimiz hortumun diğer ucunu akvaryuma sokup suyu açabiliriz. Basınçla gelen suyun, dipteki kumu kaldırmaması için hortumu camlardan birine, yada büyük bir kayanın üzerine hedefleyebiliriz. Eğer akvaryumumuz çok büyük değilse ve hortumumuz yoksa, yine tercihen akvaryum malzemesi olarak kullanılmak üzere yeni alınmış, yada kimyasal kalıntısı olmayan bir plastik kova kullanarak da akvaryumumuzu doldurabiliriz. Tabii bu biraz yorucu olacaktır. Bu durumda akvaryuma boşalttığımız suyun kumları kaldırmaması için ve geniş bir tabağı kumun üzerine koyup, suyu her seferinde bu tabağa hedefleyebiliriz. Ayrıca bu suyun ılıkça olması daha iyi olacaktır. Böylece ısıtıcımız uzun saatler aralıksız çalışmak zorunda kalmadan ısıyı ayarlanan değere getirecektir.

  Akvaryumumuzu yavaş yavaş, üst su sınırının 10 cm altına kadar doldururuz. Suyu kapatıp tüm sistemi kontrol ederiz. Akvaryumun tüm çıplak camlarında ve dekor üzerinde hava kabarcıkları kalacaktır, normaldir. Filtre sistemini, ısıtıcıyı, dekorun şeklini teker teker dikkatle gözden geçiririz. Akvaryumun yanına yada arkasına kadar çekeceğimiz çoklu prizle, artık sistemi çalıştırmaya başlarız. Eğer çoklu prizi yeni alacaksanız, boyunu ve priz sayısını iyi ayarlamalısınız. Kaç fişe sahip olduğunuzu düşünün, sonra iki yada üç fazlasını alın. Mutlaka yakında başka şeyler için ihtiyacınız olacaktır... Eğer herşey normal görünüyorsa artık filtremizi çalıştırabiliriz. Filtremizin su çekiş borusunu, mümkünse akvaryumun tabanına yakın bir noktaya kadar indirmeliyiz. Tabandan 10 cm yukarıya kadar indirebiliriz. Böylece dipte atık birikimini biraz daha iyi önlemiş oluruz. Taze su giriş borusu ise, karşı köşeden, su üst seviyesi hizasından olabilir. Akvaryumunuzda hava motoru yada başka bir havalandırıcı kullanmayacaksanız, bu su girişi mutlaka akvaryuma hava kabarcıkları da katmalıdır.
 
  Isıtıcımızın derece ayarını tekrar gözden geçirip yerine sabitlendiğini kontrol ettikten sonra fişini takarız. Çalışmaya başladığında üzerindeki küçük ışık yanacaktır. Eğer su ısısı, ayarlanan ısıtıcı derecesinden daha yüksekse, ısıtıcı çalışmayabilir. Su ısısı düştüğünde çalışmaya başlayacak ve kendi ayarına göre ısıyı sabit tutacaktır.

  Tüm bu işlemlerden sonra, yeni akvaryumumuz içindeki canlılar dışında hazırdır. Bu noktadan sonra yapmamız gereken seçim vardır. Ya akvaryumu bu şekilde çalışır vaziyette bırakıp en az iki hafta bekleriz, ya da akvaryumcudan temin edeceğimiz bazı su düzenleyiciler kullanarak, bu süreyi 48 saate indiririz. Bu süre boyunca beklediğimiz şey, akvaryum suyunun balıklar için uygun değerlere gelmesini sağlamaktır. Bu süre boyunca, sudaki klor uçar, ağır metaller zararsız hale gelir, su ısısı sabitlenir, ve çok önemli olan biyolojik döngü başlar. Bunu iki gün süresinde hazırlayabilmek için ihtiyacınız olan su düzenleyici aslında sadece, sera nitrivec, yada eşdeğeri olan başka bir üründür. Bu kültür karışımı, akvaryumunuzda olması gereken biyolojik yapının tohumlarını verir suyunuza. İsteğe göre, ayrıca sera aquatan da kullanarak, klorun uçmasını ve ağır metallerin etkisiz hale gelmesini hızlandırabilirsiniz. Benim bu amaca yönelik kişisel tercihim Nutrafin Aquaplus'dır. Kullanma talimatlarına uyarak bu düzenleyicileri kullanabilir, 48 saat sonra ise ilk balıklarınızı akvaryuma ekleyebilirsiniz. Hiçbir düzenleyici kullanmamanız durumunda, en az iki hafta akvaryum suyunuzun, filtre ve ısıtıcı sürekli çalışır vaziyette dönmesi çok önemlidir. Bu süre sonunda balıkları ekleyebilirsiniz.
 
  Akvaryumumuzu tamamen kurup çalıştırdıktan bir gün sonra, suyun ısısını bir termometre yardımıyla öğrenmeliyiz. Çünkü ısıtıcıların kendi termostatları çeşitli nedenlerle çok doğru çalışmayabilir. Örneğin 25°C'ye ayarlayıp bir iki gün çalıştırdığınız ısıtıcı, suyun ısısını 28°C'ye çıkarabilir. Bu durumda, bu değer üst sınıra yakın olduğu için, ısıtıcıyı tekrar ayarlamalı, göstergesini, örneğin 23°C'ye indirmeliyiz. Fakat çalışmakta olan ısıtıcıyı, fişten çekip 10 dakika beklemeden asla sudan çıkarmayınız! Bu müdahaleden sonra ısı büyük olasılıkla 25°C civarına inecektir. İnmediği takdirde suyu ısıtan başka faktörleri gözden geçiriniz. Bunun nedeni yüksek ısı üreten filtre motorları, yada kullandığınız aydınlatma sistemi olabilir. Suyun ısısını stabil olarak günlerce 25-26°C civarında tutabildiğinize emin olmadan asla akvaryuma canlıları eklemeyiniz.

  Eğer biraz daha bütçeniz varsa, ve daha güvenli bir su yapısı istiyorsanız, yine akvaryumcularda bulabileceğiniz su testlerinden alabilir, balıkları eklemeden önce bu testlerle su değerlerinizi ölçebilirsiniz. Bunların en genel kullanılanları, Ph, Gh (genel sertlik) ve Nitrat testleridir. Aynı testler ilerleyen aylarda ve yıllarda da işinize yarayacaktır. Malawi Cichlidleri dayanıklı, ve su değerlerine nispeten uyum gösterebilen balıklardır. Fakat ölmüyor olmaları, sağlıklı oldukları anlamına gelmemelidir. Su değerlerinizi ne kadar uygun değerlere yakın tutabilirseniz, balıklarınız o kadar sağlıklı olacak, davranışları, canlı renkleri, ve tabii ki dünyaya getirecekleri yavrularıyla sizi mutlu edeceklerdir.


   Canlıların Eklenmesi
 
  Akvaryum suyunuzun uygun değerlere geldiğine emin olduktan sonra, artık en son aşamaya geldik. Şimdi hemen akvaryumcuya gidip, gözümüze hoş gelen balıkları alıp eve getirmemiz son derece yanlış olacaktır. Öncelikle, beslemeyi istediğimiz türlerin özelliklerini, gereksinimlerini, ve birbirleriyle uyumlarını araştırmalıyız. Bu ilerisi için son derece önemli bir konudur. Eğer Malawi akvaryumu kurduysanız, balıklarınızın tümü Malawi Cichlidi olmalıdır, bu ilk kural, fakat sadece bununla bitmiyor. Malawi gibi dev bir gölde, birçok farklı habitat, ve binlerce balık varyetesi vardır. Bunların hepsinin eşit ihtiyaçlara gereksinim duyması, ve birbirleriyle uyumlu geçinebilmelerini beklemek tamamen yanlıştır. Akvaryumumuza balık almadan önce, o türün beslenme özellikleri, agresivite düzeyi, ileride ulaşacakları son boyları, ve ihtiyaç duydukları akvaryum boyutu en önemli kıstaslardır. Ayrıca, beslemeyi düşündüğünüz diğer türlerle uyumu konusunda fikir sahibi olmalısınız. En baştan bu araştırmayı iyi yapar, ve doğru balıkları, uygun sayıda akvaryumunuza eklerseniz, ileride kesinlikle çok rahat edersiniz. Bu nedenle aceleye getirmemenizi öneririm. Ayrıca alacağınız türleri seçip belirledikten sonra, bu balıkların hepsini küçük ve mümkün olduğu kadar eşit boylarda alır, akvaryuma da aynı günlerde eklerseniz, hiçbir sorun yaşamazsınız. Bu konularda çok daha detaylı bir makale yazıp ekleyeceğim.

  İstediğimiz balıkları seçtik, aldık ve evimize getirdik. Balıkların içinde bulunduğu poşetleri direk olarak, ağzı bağlı şekilde akvaryuma bırakıp, yaklaşık 20 dakika yüzmelerini sağlarız. Bu sırada poşet içindeki su ısısı, akvaryum ısısıyla eşitlenecektir. Eğer açıksa akvaryum aydınlatmamızı kapatırız. Böyle daha rahat edeceklerdir. Buradan sonraki işlemleri tüm poşetler için eş zamanlı olarak yapacağız.

  Poşedin bağlanmış olan ağız kısmını makasla keser, poşedi açarız. Fakat kesinlikle balıkları akvaryuma hemen bırakmamalı, poşedin kenarlarını, içinde hava bırakarak birkaç kat kıvırıp, su almadan yüzmeye devam etmesini sağlamalıyız. Bunu yaptıktan sonra, küçük bir bardakla akvaryumdan az bir su alıp, poşede yavaşça ekleriz. Bunu beşer dakika aralıkla tekrarlarız. Poşede, en az içindeki su kadar akvaryum suyumuzdan eklediğimizde, yani suyun 50%'den fazlasını akvaryum suyumuz oluşturduğunda, balıklar bizim su şartlarımızı hissetmeye başlamış, uyum sağlamaya çalışıyor olurlar. Tercihen bir kaç kez daha su ekleyip, bir 5-10 dakika dinlenmeye bırakmalıyız. Tüm bu işlem toplamda en az 40 dakika kadar sürmelidir (Malawiler için). Ardından, kepçemizle balıkları teker teker yakalayıp akvaryuma bırakabiliriz. Eğer poşedi balıklarla birlikte akvaryuma dökersek de genelde sorun yaşamayabiliriz, fakat akvaryumcunun suyunda hastalık gibi kötü şartlar olma ihtimali nedeniyle bunu tercih etmemeliyiz. Tüm balıklarımızı kepçeyle çıkarıp akvaryuma ekledikten sonra poşetleri ve içlerindeki suyu akvaryumdan çıkarıp atmalıyız.

  Balıklarınız ilk bir iki gün rahat görünmeyebilirler. Su şartlarınız ne kadar uygun olsa da, alıştıkları eski suyla değişiklik gösterir. Balıklar içinde su kimyasındaki değişiklik her zaman stresli bir süreçtir. Bu aşamada renklerini iyi sergilemiyor, sürekli kaya gibi dekorların arkasına saklanıyor olabilirler. Eğer ışığı açmadan, ve ilk gün yemleme yapmadan onlara zaman tanırsanız, bir sorun olmadığı sürece kısa sürede şartlara alışacaklardır. Tabii bu aşamada iyi gözlem yapmayı ihmal etmemeli, anormal bir durum görürseniz önlem almalısınız. Bunun için akvaryumcunuzu yada tanıdığınız deneyimli bir akvarist arkadaşınızı arayıp danışabilirsiniz.

  İkinci günün sabahında kalkıp akvaryumunuza baktığınızda, büyük olasılıkla alışmış balıklar göreceksiniz. Yavaşça yanlarına gidip durumu gözlemlemeliyiz. Eğer doğal davranıyorlarsa, çok az miktarda ilk yemlemenizi yapabilirsiniz. Fakat belirtmek gerekir ki, bazı türlerin alışma süreci birkaç gün fazla sürebilir. Balık saklanıyor, fakat sağlığı normal görünüyorsa, endişe etmeye gerek yoktur, bir hafta içinde alışacaktır, fakat yine de onu iyi gözlemlemeliyiz.

   Efendim yeni akvaryumunuz ve balıklarınız hayırlı olsun. Approve  Bilgi, hayalgücü ve tecrübede son sınırı olmayan bir hobi edindiniz. Unutmayın ki, elli yıl da bu hobiyi yapsanız, eğer araştırmaya meraklıysanız hala öğreneceğiniz şeyler vardır. Araştırmaya hep devam eder, gözlemler, ve üzerinde kafa yorarsanız, mutlaka hem kendinizi, hemde akvaryumlarınızı geliştirebilirsiniz. Şu anki hevesinizin, ve akvaryum sevginizin hiçbir zaman azalmaması dileğiyle...

 

   Yıllar boyu edindiğim bilgiler ve tecrübelerime dayanarak hazırladığım makalelerdir. Anlattığım tüm bilgiler ve tekniklerde mümkün olduğu kadar basit ve açık olmaya, işi sıfırdan alarak anlatmaya özen gösterdim. Yine de atladığımı düşündüğünüz, yada hatalı bulduğunuz noktalar olabilir. Bunlar için bana mesaj atarak uyarmanızdan mutluluk duyarım. Oldukça detaylı yazmaya çalışmama rağmen, yine bu bölüme de güncellemelerim devam edebilir düşüncesindeyim. Aklıma gelen başka noktalar olursa, gerekli gördüğüm bölümlere eklemeler yaparım. Ayrıca tüm bu aşamaları gösteren fotoğraflar çekip yada bulup uygun bölümlere ekleyeceğim. Bu durumda güncellemeleri haberler bölümünde duyururum.

 
   Umarım siz değerli hobiciler için faydalı olur, ve doğanın olağanüstü sualtı evreni, artık sizi de büyüsü altına alıp etkilemeye başlar. Smile


  Saygılarımla...

  Aykut ARICAN

 

 

5 - Arka Fon

 

  Akvaryumunuzun arka fonunda eğer çıplak akvaryum camı bırakırsanız, duvarınızı, ve o aradan geçen kabloları görürsünüz. Bu ilk zamanlarda sorun olmayabilir. Fakat ileride kesinlikle gözünüze batacaktır. Arka fonu olan ve olmayan iki akvaryum arasındaki fark, aslında çok büyüktür. Arka fonlu akvaryumun, sadece göze hoş gelmesinin dışında faydaları da vardır. Cichlidler de, birçok diğer balık gibi, camın diğer tarafını görebilirler, ve orada olan bitene tepki verirler. Odada onları korkutan bir hareket olduğu anda, verecekleri ilk tepki, gördükleri en karanlık mağaraya girip saklanmak olacaktır. Fakat arka camından ışık alan bir akvaryumda, hiçbir yer yeterince karanlık olmayacaktır. Böyle bir akvaryumda, balıkların güvenli saklanma alanı olmayacaktır. Bu üzerlerinde stres yaratır. Doğal davranmayacakları gibi, sık tekrarlanırsa sağlıklarını bile kaybedebilirler.

  Birçok cichlid türünün, özellikle erkekleri, çok göz alıcı renklere sahiptirler. Bu evrimin nedeni, dişilerin dikkatini çekip onları bölgelerine çekebilmek, aynı zamanda rakip erkeklere de görünerek onları kendi bölgelerinin dışında tutmaktır. Fakat türdeş balıkların dikkatini çektikleri gibi, olası avcı balıklarda bu renkleri kolayca farkedebilirler. Bu nedenle, böyle bölgeci balıkların erkekleri, tehlike anında dişilerden daha korkak ve çekingen olurlar, çünkü farkedildiklerini bilirler. Bu balıkların, olması gerektiği gibi bölge sahiplenmelerinin ve göz alıcı renklere sahip olmalarının şartlarından en önemlisi, kendilerini rahat hissetmeleridir, istedikleri anda karanlık ve güvenli bir mağaraya kaçabilme şanslarının bulunmasıdır. Karanlık saklanma alanları olmayan bir akvaryumda, bu balıklar en güzel renklerini göstermeyecekleri gibi, bölge sahiplenme ve üreme potansiyelleri de düşük olacaktır. Bu nedenlerle, akvaryumdaki arka fon, dekorasyonun en önemli parçasıdır.

  Bunun için en kolay çözüm, arka cama, dışarıdan fon eklemektir. Akvaryumcularda artık çok çeşitli arka fon posterleri bulunmaktadır. Bunlardan, ya kuracağınız akvaryumdaki genel havayı yansıtacak, fotoğraflı olanlardan birini, yada mavi, lacivert, siyah gibi, isteğe göre değişen düz renklerde bir poster alabilirsiniz. Bunları arka cam ölçülerinize göre kesip, kolayca cama yapıştırabilirsiniz. Bunlar akvaryum camları için tasarlandıklarından, camla aralarında hiç hava kalmayacak şekilde monte edilebilirler. Böylece, uygulandıkları camda yansıma minimum düzeyde olacaktır.
 
  Ayrıca istediğiniz renk boya alıp, arka camı dışardan boyayabilirsiniz de. Bunun için boyanın cama uygulanabilmesi, ve sağlamca tutunabilmesi gereklidir, en önemlisi de, parlak görüntü veren tiplerden kaçınmaktır. Renk olarak, lacivert, koyu yeşil, kırmızı-kahverengi, füme, siyah gibi renkler güzel görüntü vereceklerdir. Tabii kişisel zevkinizi yansıtan bir renk de seçebilirsiniz, fakat koyu tonlarda olmasını tavsiye ederim. Boyayı dikkatlice uyguladıktan sonra, iyi havalanan bir yerde mümkünse birkaç gün kurumaya bırakmak güvenli olacaktır. Çünkü kurumakta olan boyanın buharı bile, çalışmakta olan bir akvaryumdaki balıkları zehirleyebilir.

  Bir başka arka fon seçeneği ise akvaryumun içine monte edilenlerdir. Son yıllarda İsveç'ten çıkıp tüm dünyaya yayılan bu modellerde, gerçek kaya ve diğer doğal ortamları her detayıyla taklit eden görüntüler elde edilir. Bende akvaryumlarımda bu seçeneği tercih etmekteyim. Bunların hazır bulunanları, ülkemiz akvaryumcularında henüz çok yaygın değillerdir. Bu nedenle bu tip arka fon istiyorsanız kendiniz yapmanız, yada deneyimli birine yaptırmanız gerekebilir. Ayrıca bu tip arka fonlarında avantajları büyük olduğu gibi, dezavantajları da vardır. Bunların ilki, akvaryum hacminizden çalmasıdır. Uygulanan modele göre, balıklarınızı gerektiği durumlarda yakalamanızı da zorlaştırabilirler. Bir diğer husus, bu arka fonu yapmak ve uygulamak biraz uzun ve zahmetlidir. Ayrıca dikkat edilmesi gereken önemli ayrıntılar vardır. Yapım aşamaları için aşağıdaki linkleri inceleyebilirsiniz.

Arka fon ile ilgili sıkça sorulan sorular
 
Arka fon envanteri

  Seçiminiz her nasıl olursa olsun, arka fon için düşündüğünüz uygulamayı en baştan, akvaryumunuzu kurmadan yaparsanız, kesinlikle çok daha kolay ve pratik olacaktır. Kurulu bir akvaryumun arkasına sonradan poster yapıştırmak bile çok zahmetli olabilir. Şu anda acele etmeden seçiminizi yapmanız ve itinayla uygulamanız, ilerde sizi çok daha zor işlerden kurtaracaktır.

 
 
  Bu aşamayıda tercihimize göre belirleyip uyguladıktan sonra, akvaryumumuzu kurmaya başlayabiliriz...

 

4 - Malzeme Seçimi


  Akvaryumunuzun yerine ve büyüklüğüne karar verdikten sonra, sıra uygun malzeme araştırması, seçimi, ve alımına gelir. Buna başlamak için akvaryumcuların sitelerini inceleyebilir, akvaryum forumlarını ziyaret edip gerekli bilgileri arayabilir, paylaşımda bulunabilirsiniz. Ardından şehrinizdeki akvaryumcuların adres ve telefonlarını yine internet üzerinden belirleyip, not alıp, çıkarak sırayla gezmeye başlayabilirsiniz. Bunun için yararlanabileceğiniz güzel bir kaynak veriyorum. www.akvaryum.com/akvaryumcular

  Akvaryum bizler için hobi olsa da, unutmamak gerekir ki, akvaryumcular için ekmek teknesidir. Bu nedenle, gezip dolaşmadan bu hobi yapılmaz. Kapısından içeri gireceğiniz ilk akvaryumcuda, ihtiyacınız olan tüm herşeyi bulma olasılığınız yüksektir. Fakat bulabileceğiniz en ekonomik seçenek olması o kadar garanti değildir.

  Öncelikle alacağınız ekipman konusunda bilinçli olmanız, işlevleri, kaliteleri ve elbette fiyatları konusunda fikirlere sahip olmalısınız. Bunu internet üzerinden en başta yapabileceğiniz gibi, akvaryumcuları gezip bilgi ve fiyat alarak da yapabilirsiniz. Hatta böylesi, yerel şartlarınız için daha gerçekçi olacaktır. Unutulmaması gereken bir diğer nokta, hobi aceleye gelmemelidir. İçinize sinen bir sistem kurmadan, umduğunuz hazzı almanız kolay olmayacak, yada kısa süreli olacaktır. Örneğin, A akvaryumcusundan aldığınız bir filtrenin B'de daha ucuz olması, yada aynı fiyata daha kaliteli seçeneklerin bulunması, sonradan farkedildiğinde elbette sinir bozucu olacaktır. Bu gibi durumları minimuma indirmek için, ulaşımı mümkün olan tüm akvaryumcuları gezmeli, malzeme fiyat ve modellerini not etmeli, pazarlık etmelisiniz. Birçok akvaryumcu, tüm ekipmanı aynı yerden almak gibi yüklü alışverişler yaptığınızda, oldukça uygun indirimler yapabilmektedir. Her girdiğiniz yerde planınızı iyi şekilde anlatmalı, akvaryumcunun görüşünü almalı, ve hepsini oradan almanız durumunda yapabileceği en iyi fiyatı almalısınız. Bu verdiği fiyatın içinde bulunan malzemelerin kalitesi de elbette çok büyük önem taşır. Notlarınıza malzeme markalarınıda yazmanız faydalı olacaktır.

   Bu aşamada sormanız ve tercihen not almanız gereken sorular şu şekildedir;

Akvaryumun markası nedir?, Ölçüleri, hacmi, cam kalınlığı, güvenliği nasıldır? Fiyatı nedir? Sehpa var mı, fiyat?
Filtre seçenekleri nedir? İç ve dış motor ise, markası, gücü, su çevirme hızı nedir? Fiyatı nedir? "Sump" tabir edilen filtrasyon sistemi olacak ise durum daha detaylıdır. Bu nedenle öncelikle bu sistemler konusunda bilgili olmanızda büyük fayda vardır.
Isıtıcı kaç watt olmalı? Markası nedir? Fiyatı nedir?
Ne kadar dekor malzemesine ihtiyacım var, kum ve kaya seçenekleri nedir, fiyatları ne olabilir?
Aradığım balık ve bitki gibi diğer canlı türlerinden hangileri bulunuyor, fiyatları nedir?
Kepçe, sifon, balık yemi gibi malzeme fiyatları?

Hepsi için verdiği fiyatı nedir?

   Bu sorular dahilinde oluşabilecek notlar şu şekilde olabilir;

 
 ABC Akvaryum Sistemleri

Akvaryum: marka yok, 120x50x50, 300 lt. 10 mm kalınlık. Kuşaklı, işçilik iyi gibi. 250 lira. Sehpa beğenemedim.
Dış filtre önerdi. Atman ve Eheim var. 20 ve 16 Watt. Satte 1000 litre. Atman 110, Eheim 180 lira. Elyaf, sünger, seramik dahil.
Isıtıcı 200 watt, seçenek çok. 35-70 lira arası.
Kum beyaz quartz, 30 lira oluyor. kayalar büyüklüğe göre değişiyor. 5-25 lira...
Bol çeşitli yavrular var. fiyat 5 lira.
Diğer malzemeler 20 lira.

Toplam fiyatı: 500 ytl. (sehpa yok)
 

  Farklı akvaryumcularda eğer bu şekilde notlar alırsanız, en uygun seçimi yapma şansınız büyük oranda artar. Biraz gezip gördükten sonra kafanızda da olası seçenekler şekillenmeye başlayacaktır. Tüm akvaryumcuları gezip, ardından notlarınıza baktığınızda, hepsini hatırlamanız daha kolay olacaktır. Sizi tatmin eden seçenekleri tekrar düşünmeniz, değişik seçeneklerin iyi ve kötü yönlerini tartmanız, notlarınız sayesinde daha sağlıklı olur.

  Ayrıca filtrasyon ile ilgili bir not. Malawi Cichlidleri güçlü filtrasyon sistemlerine ihtiyaç duyarlar. İç filtre tiplerinin çok büyük kısmı bu ihtiyacı sağlayamaz. Tavsiyem, uygun güçte dış filtre ve sump sistemi seçeneklerini düşünmeniz yönündedir. Uygun güç belirlemek, farklı şartlara göre değişmekle birlikte, genel bir kural vardır. Filtre motoru, akvaryum hacmini saatte en az üç kez çevirecek güçte olmalıdır. Akvaryumcudan alacağınız her motorun üzerinde yada ambalajı üzerinde bu bilgi verilir. Teknik özellikler kısmına baktığımızda, Q: 1200 l/h şeklinde bir bilgi görürüz. Bu 1200 litre/hour(saat) anlamına gelir, ve o filtrenin saatte 1200 litre su çevirebildiğini belirtir. Ne var ki, bu rakam optimum koşullarda sağlanabilecek en yüksek verimi gösterir. Bizim, akvaryumumuzda o şartları birebir sağlamamız imkansızdır. Bu nedenle hesaplamayı bunu gözönünde bulundurarak yapmalıyız. Üzerinde 1200 l/h yazan bir motorun, saatte 1000 litre kadar çevireceğini düşünebiliriz. Eğer akvaryumumuz 300 litreyse, bu güçte bir motorun sağladığı filtrasyon sistemi akvaryumumuz için yeterli olabilir. Fakat eğer 400 litre bir akvaryuma sahipsek, ihtiyacımız olan minimum debi 1500 l/h'dir. Bu yönde bilgi veren bir motor, yada dış filtre almamız gerekir. Akvaryum suyumuz saatte üç kez ancak böyle bir güçle döndürülebilir. Bir diğer dikkat edebileceğimiz nokta, motorun kullandığı güçtür. Genelde Doğu Asya kökenli malzemeler yüksek güç harcayıp, çok da iyi verim sağlayamamaktadırlar. Örneğin 1200 l/h yazan iki motordan, çin malı olan 20 watt, alman malı olan 15 watt harcayabilir. Bu elbette uzun vadede elektrik faturanıza biraz yansıyacaktır. Kalitelerinde farka neden olan bunun gibi daha bir çok ayrıntı mevcuttur. Yani mümkünse kaliteli filtre motoru seçmemiz yararımıza olacaktır.
 

   En uygun ve güvenilir ekipmanı tamamen topladığınızda, sıra artık sistemin kurulumuna gelir.

  Akvaryum dekorasyonunun en önemli parçası olan arka fonlar hakkında bilgi almak için buradan, direk olarak akvaryum kurulumuna geçmek için buradan devam ediniz.

3 - Akvaryum Boyutu


  Öncelikle, Malawi Cichlidleri karma akvaryumlara uygun değildirler. Kuracağımız akvaryumda eğer bu balıkları istiyorsak, sadece Malawi Gölü Cichlidleri'nin bulunduğu bir akvaryum planlamalıyız.

  Kuracağımız akvaryumun büyüklüğü, elbette onun için ayırabileceğimiz yer, ve maddi kaynaklarımızla ilgilidir. Fakat bu balıkların bulunacağı akvaryum için kesin bir gerçeklik vardır; Ne kadar büyük, o kadar iyi!

  Geniş akvaryum hacmi, hemen hemen tüm akvaryum canlıları için faydalı ve gerekli olsa da, bu balıklar için ayrı bir önemi vardır. Çünkü bu balıklar bölge sahiplenirler. Akvaryumunuz yeterince geniş değilse, farklı bölgeleri sahiplenme güdüsüne sahip bu balıklar arasında, yeterli bölge yoksunluğu nedeniyle sürtüşmeler ve yer kavgaları kaçınılmaz olacaktır. Yeterince büyük bir akvaryumda, sahiplenmeye uygun bölgeler bolca bulanacağından, isteyen balık rahatlıkla, kendi için uygun, ve kimsenin hakimiyetinde olmayan bir bölge seçip sahiplenecektir. Bu, balıklarınızın üremesi için de çok önemli bir noktadır. Kendilerine ait özel bir bölgeleri olmayan erkek ve dişinin üreme olasılığı, diğer çiftlere göre çok daha düşüktür.

  Ayrıca büyük bir akvaryumun bakımı, sanılanın aksine, küçük  akvaryumdan daha kolaydır. Büyük bir akvaryumun su değerleri çok daha stabil olacaktır. Bu da balıklarımızın sağlığı ve elbette mutluluğu için çok önemlidir. Küçük bir akvaryumda yapılan en ufak bir hata, tüm suyu büyük bir hızda etkileyip düzenin bozulmasına, hatta çökmesine neden olabilir. Oysa aynı hatayı geniş bir akvaryum rahatlıkla kaldırabilir. Çünkü su kalitesi ve kimyası, büyük tanklarda çok daha yavaş bir hızda değişim gösterir.

  Tüm bu verileri biraraya getirip düşünecek olursak, kurulması planlanan bir Malawi akvaryumu 300 litre su hacmine sahip olursa, sahibine büyük keyif verecektir. Bu hacmi yakalamak için uygun ölçüler, 120x50x50 şeklinde olabilir. Fakat elbette imkan varsa maksimum hacim hedeflenmelidir. Malawiler için "büyük" diyebileceğimiz bir akvaryumun 600 litre ve üzeri olduğunu düşünecek olursak, kuracağımız akvaryumun bu ölçülere mümkün olduğu kadar yakın olmasını amaçlamalıyız. Böyle bir akvaryum, çok büyük türler dışında hemen hemen tüm cichlidler için çok uygun yaşama ortamını hakkıyla sağlayacaktır.

  Eğer başlangıçta yeteri kadar büyük bir akvaryum kurmazsak, ilerleyen zamanda mutlaka daha büyüğüne olan ihtiyacı gözlemlemeye başlarız. Güzel bir mağara için kavga eden iki erkeği, çiftleşme sırasında rahatsız edilip mağaralarından kovalanan bir çifti, ağzında sakladığı yavrularıyla onu rahatsız eden birinden kaçarak saklanacak yer arayan bir anneyi izlerken, hep akvaryumumuzdaki darlık dikkatimizi çekecektir.

  Fakat bir kez olması gerekenden küçük bir akvaryum kurduysak, onu büyütmek çok zor olacaktır. Çünkü en başta yepyeni bir akvaryuma ihtiyacımız vardır. Ayrıca mevcut akvaryumumuzdaki ısıtıcı, filtre sistemi, aydınlatma sistemi gibi neredeyse tüm ekipmanlar, o boyutlara göre alınmış olacağından, onları da değiştirmek zorunda kalırız. Ve bu, ekipmana harcanmış tüm paranın bir kez daha, üstelik daha büyük miktarda harcanması anlamına gelir. Hiç şüphe yok ki can sıkıcı bir durumdur.

  Unutmamalıyız ki bu balıkların doğal habitatı dünyanın en büyük göllerinden biridir. Biz onların ihtiyaçlarını ne kadar karşılayabilirsek, onlarda o kadar doğal davranacaklardır. Sonuç mutlu, sağlıklı ve üretken balıklar, ve büyüleyici bir görsellik olacaktır. Hobiciyi de doyuma ulaştıracak olan bu sonuçtur.


  Bu noktadan sonra malzeme seçimi bölümünden devam edebilirsiniz.